bu suretle

adv. in this wise
* * *
by this means

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • BİR GÛNA — Hiçbir suretle. Bir suretle. Bir türl …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Ahmed Niyazi Bey — Ahmed Niyazi Niyazi Bey mit seine Soldaten …   Deutsch Wikipedia

  • ama — bağ., Ar. ammā 1) Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma Para kazanmayı hiç sevmiyordu ama hesapsız harcamaya bayılıyordu. N. Cumalı 2) Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hemşire — is., Far. hemşīre 1) Kız kardeş, bacı İyi tanıdığım anasına ve hemşirelerine hiçbir suretle benzemiyor. Y. K. Beyatlı 2) Mesleki eğitim almış, hekimle iş birliği yaparak hastaya bakan sağlık çalışanı Koltuğunun altına bir hemşire gömleğini paket… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mütedair — sf., Ar. mutedāˀir Ait, için, dolayı, üzerine, ... ile ilgili Bu meseleye mütedair verdiğim cevapları, şu suretle hülasa edebilirim. Atatürk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nakdî yardım — is. Para olarak yapılan yardım Siyasi partiler ... herhangi bir suretle ayni ve nakdî yardım alamazlar. Anayasa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vürut — is., du, esk., Ar. vurūd Geliş, gelme Ben onun yatağa bu suretle vüruduna hayret ederken o, gözlüklerini çıkarıp yanındaki masanın üstüne koydu. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yanlış — is. 1) Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım. N. Eray 2) sf. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı Yanlış ve mantıksız hareketim… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yerleşmek — e 1) Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak Bu taş buraya adamakıllı yerleşmiş. 2) Yer bulup oturmak Arabaya, birbirine sıkışarak yerleştiler. S. F. Abasıyanık 3) Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak Oğlu bankaya yerleşmiş. 4) Bir yerde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağaça — lisan i çagatayide bâz unvanlara tenisinde mim harfı ilave edilerek, bu suretle bey hatunlarına bikim ve han zevcelerine hanım denildiyi gibi, baz unvanlara dahi çe harfı ilavesile ağadan ağaça denilmiş dir. Ağaça hanım ve hatun mânâsınadir.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • suma — önce ıslatılıp sonra kurutularak öğüdülen ve bulamaç, ekmek gibi şeyler yapılan bugday, aynı suretle hazırlanıp şerbet hamurunda kullanılan arpa III, 234 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.